TRABZON’UN TARİHİLİĞİ

TRABZON’UN TARİHİLİĞİ

TRABZON’UN TARİHİLİĞİ

                                                                     MUSTAFA     YAZICI

 

 

(Bu yazıyı herkes  okumalıdır)

                          Trabzon konusunda papağan gibi  ahkâm keseceğine O’nun tarihiliğinin  nereden kaynaklandığını çok iyi öğrenmek  ve de gereğini yapmak lâzımdır.Hazırcılık Trabzon’a  ve Trabzonlulara çok zarar vermiştir.Eski Trabzon ve Trabzonlular böyle değildi.Tarihî gerçeklerden bellidir. Bu nirengi noktaları bilinmeden Trabzon’un  varlığı dengeli olarak netleşemez.Bu nedenle bunları belirtmek  gerekir.Şöyle ki:

     1-Trabzon’un  Kuruluşu M.Ö.2000 ‘li yıllara kadar dayandığına göre tarihî bir şehirdir.

      2-Hudutları Kastamonu’dan Batum’a kadar dayanması  Trabzon tarihinin bütün bu   geniş bölge tarihini kapsadığını göstermektedir.Yani,Rize’nin,Artvin’in,Batum’un,Gümüşhane’nin ve Gümüşhane’ye  bağlı Bayburt’un,Giresun-Ordu - Samsun’un ve Sinop’un  tarihleri de Trabzon Tarihi demektir.

      3-M.Ö. 400’ tarihlerine dayanan  Horasan kaynaması eski kalelerinin  olması tarihî bir şehir olduğunu göstermektedir ki bu kalelerin altındaki yer altı şehri geçitleri de  henüz el değmemiş bir tarihçiliği bulunduğunu ispatlamaktadır.

       4-Milâttan önce  “Küçük Asya “ denilen Anadolu’nun ve da M.S.Doğu ve Orta Karadeniz bölgesinin merkezi oluşu tarihî değerinin mevcudiyetinin ip uçlarıdır.

       5-Trabzon  M.S.  300 yıllarında Romalılar döneminde Truva’da(Çanakkale’de )kurulan ve sonra Bizans(Doğu Roma) döneminde Boğaza taşınan İstanbul’dan iki bin sene daha önce kurulan çok eski bir şehirdir. Fakat,Istanbul Boğazı  Stratejik olduğu için sonradan İstanbul Trabzon’u geçmiş;Trabzon’a   “2.İstanbul” denilmeye başlanmıştır.Bu durum Milliyet Gazetesi Ansiklopedilerinde de işlenmiştir.Bu nedenle 17 .Yüzyıla kadar bir milyon iki yüz bin nüfusla Dünyanın en kalabalık birinci şehri İstanbul,ikinci  büyük tarihî şehir ise Trabzon idi.Bu husus Türkiye Takvimlerinde bile açıklanmıştır.

        6-Dünyaca meşhur on iki aded Dede Korkud Destanlarının  beş adedi olan Dede Korkud,Boğaç Han,Bams-ı Beyrek,Salur Kazan ve Kanturalı(Turalı Han) destanlarının (ki bunlar Dede Korkud’ un bizzat yetiştirdiği hanlarıdır)Destanları  o zamanlar Doğu Karadenizin merkezi olan Trabzon’da geçmektedir.Bu destanları tanıyan bütün dünya ,en azından Müslüman Türk âlemi Trabzon’u tanımaktadır.Zira,Büyük Türk  bilgesi ve veziri olan Dede Korkud  dört arkadaşı ile birlikte Mekke’nin fethinden sonra Hz.Peygamber Efendimizi bizzat görüp tebrik için Mekk’ye gitmişler,O’nu görünce Müslüman olmuşlardır.Dede Korkud ilk Müslüman Türk bilgesidir.Hz.Peygamber O’na irşâd görevi vererek  Türk dünyasına göndermiştir.Trabzon Tekfurlarıyla(Bölge valileriyle)de çok mücâdeleler etmiştir.İşte bu yüzden bu destanlar Doğu Karadeniz Bölgesine aittir.Bu destanlar 14. Yüzyılda Dede Korkud nesli olan Akkoyunlular zamanında yazıya geçmişlerdir.Osmanlıcadır.Orijinalleri  Kommenler döneminin sonunda Trabzon’dan kaçırılarak Vatikan’a ve Dresden’e götürülmüştür.Ancak Vatikandakiler altı  destandır.Tamamı Dresden Kütüphanesindedir.Şimdi ise Türkiye ve Türki İslâm âlemi profesörleri bunları tercüme ederek her tarafa dağıtmışlardır.Azerbaycanlı bir ilim adamı Profesörün tercüme edip Diyânet Başkanlığımızın yayınladığı bir tanesi Trabzon Diyanet Kitabevinde de satılmaktadır.Bu Destanlarda Trabzon’un adı ” TIRABUZAN”  olarak geçmektedir.Bu destanları nedense Trabzonlular tam bilmemektedirler.Çünkü: bu destanlar Trabzon’dan kaçırılarak yerine pontusçuluk, elencilik ve de persçilik zihniyeti konulmuştur.Trabzon’un  kendi tarihiyle çelişir ve boğuşur olması işte asıl bundandır.Halbu ki bu destanlar Trabzon’un 1400 senidir Müslüman ve Türk olduğunu göstermektedir.Zaman zaman başka yönetimler eline düşse bile…İşte 8. asırda Karahanlılar Dede Korkud Destanları sayesinde Müslüman olmuşlardır.Kadirga Yaylası Şenlikleri 1200 senedir Trabzon’un Müslüman ve Türklüğünün isbatıdır.Çünkü:Türkler kitle halinde 8.asırda yani Hz.Peygamberden bir asır sonra kitleler halinde Müslüman olamaya başlamışlardır.Kadirga yaylası da onlardan kalmadır.2013 yılında Kadirga şenliklerinde yetmiş bin,Maçka’daki Boğaç Han Festivalinde sekiz bin beşyüz; on dokuz senedir kutlanan Bayburt Dede Korkud-Bams-ı Beyrek Han şenliklerinde yaklaşık yirmi bin kişi vardı.Demek ki :bu sayene Trabzon’un Müslüman Türk tarihi bile  7. asra kadar dayanmaktadır.

                    7-1204-1257 tarihleri arasında  Trabzon bölgesinde devlet kuran Kommenlerin vilâyet yönetim saraylarının kalıntısı İçkule mahallesinde(yukarı Hisarda)bugün Ay Yıldızlı bayrağımızın dalgalandığı yerdedir.Fâtih Trabzon’u fethedince Trabzon’u buradan yönetmiştir.Zira  ,oğlu ikinci Bayezit Hanın eşi olan Şirin Hatun’un yaptırdığı  İçkule(ÜÇ GÜLLE) camii de Trabzon’da yaptırılan ilk Müslüman Türk eseri  olarak  oradadır.Sonradan Yavuz ve Kanunî devrinde orta Hisara inilmiştir.Hem Kommen sarayı ve hem de bu cami Trabzon’unun tarihiliğinin belgelerindendir.

                      8-Kale dışında ilk Müslüman Türk eseri ve mahallesi olan Hatuniye (Büyük İmaret)  mahallesi ve de Ayşe Gülbahar Hatun  türbesi(1505) ile Camii(1514) de şu anda Trabzon’da yaşamaktadır.Ayşe Gülbahar Hatun Cihan hükümdarı Kanunî’nin baba annesi ve Yavuz’un anasıdır 36 Vakfın da başkanı idi.Bugün bu tarihiliğe yalnız Trabzon sahiptir.Fakat değeri bilinmemektedir.Bu yüzden  1938’li yıllarda  Bölge müfettişi vali Tahsin Uzer tarafından bu cami etrafındaki medrese ve iki vali türbesi ile Osmanlıca mermer kitabelerin üç bin beş yüz(3500) adedi resmen yok edilmiştir.Tahsin Uzerin sonu da orada aniden felç geçirerek ölmek olmuştur.Bu da çok önemli bir olaydır.Tarih ve Kültür katliamının bedeli ve vebâline örnektir.

                    9-Trabzon’da on aded civarında Vali mezarı vardır ki bunların en önemlilerinden biri Meydan semtinde En büyük iki Osmanlı Padişahına  valilik yapan vali İskender Paşanın camisi ve  kabridir.Osmanlıca kavuklu mezar taşı halâ herkese tarihî hayretler vermektedir.Medresesinin kitâbebesi de oradadır.

                    10-Sadece fetihten beri Trabzon’u yöneten valilerin sayısı 327 civarındadır.Kitapları da yayınlanmıştır.Fakat Hem Osmanlı ve hem de Cumhuriyet dönemi Belediye Başkanlarının sayısı ise valilerden çok azdır.Belki de yüz adedi bulmaz.Bu da Trabzon’da tarihin şehirciliğin önüne geçtiğini ,şehircilik  tarihinin devletçilik tarihi yanında daha zayıf olduğunu ispatlamaktadır.Hele şimdi belediyecilik  de tarihçilik de çok zayıftır.Şehircilik dizayn,mimarî , peyzaj  ve mühendislik tarihi de güçlendirilmelidir.Bugünkü belediyecilik deniz dolguculuğundan da kurtarılmalıdır.Bugün Ortahisardaki Osmanlı döneminde başlanan 1933’dehizmete açılan eski Vilâyet binası olmasa Trabzon’da  şehre güzellik katan bir sanat eseri yok demektir.Bu binanın önünde Mimar Sinan Heykeli çok güzel amma Belediyeciler tarafından hiç örnek alınmaz.Sadece Zağnos düzeltmesi yetmez.Orayı da 1950’den sonraki Valiler ve Belediye Başkanlarının ihmali gece kondu doldurmuştu.

                     11-Anadolu’da ilk matbaa 1868’de Trabzon’da kurulan Trabzon vilâyet matbaasıdır. Anadolu’da çıkarılan ikinci gazete olan “ OSMANLICA  TRABZON VİLÂYET GAZETESİ” Bu matbaada basılmıştır.Sayıları bugün Trabzon Vilâyet kütüphanesinde mevcuttur.O günden beri Trabzon’da üç yüz civarında dergi ve gazete çıkmıştır.Bugün de basın yönünden çok güçlü durumdadır.

               

              12-      Müslüman ve Türk olmayanların tarihi kalıntılarından da Trabzon’da örnekler vardır.Yaklaşık iki bin senelik Sümela Manastırı  asırlık Atatürk köşkü ve de  yaklaşık altı yüz senelik Trabzon Ayasofya kilisesi(sonradan beş yüz senelik cami,yani camiliği kiliseliğinden çok olan eser)de Trabzon’un tarihiliğinin belgelerindendir. Bu tarih süreci içinde  Trabzon’da çok önemli tarihî olaylar olmuştur. Kommen krallarından tutunda  Kanûnî gibi Trabzonlu Cihan hükümdarlarına varıncaya kadar çok büyük adamlar yetişmiştir. Trabzon için çok güzel eserler yazılmıştır.Evliya Çelebi Seyahatnamesi bunlardan sadece biridir.,”Metropolit” denilen  yabancı bölge din sorumluları  bile işlerini Trabzon’dan yürütmüşlerdir.Osmanlı döneminde bile Trabzon’da 18 konsolosluk mevcut idi. Bütün bölge şehirlerinin haritaları ve tapuları halâ Trabzon’un elindedir.Ayrıca 22 cilt Osmanlıca Sâlnâmesi (yıllıkları) ve de 280 cilt Kültür bakanlığınca tescilli Şer’iyye Sicilleri dahi vardır.Trabzon İl Halk  Kütüphanesinde ve Trabzon Belediyesinde suretleri vardır.Trabzon’da  arkeolojik  kazılar hiç yapılmamıştır.Yapmadan yüze vuranlar ise mecburen alınıp Kent müzesi denilen bir yerde toplanmıştır.Başka ayrıntılara girmiyoruz.Bu örnekler sadece Trabzonluları değil,tarihî,kültürel ve turistik  olarak ilgi herkesi  ilgilendirmektedir.

                    Nedense Trabzon’da bu konuda bir faaliyet yoktur. Hatta ,K.T.Ü.tarih bölümünde veya  Trabzon Belediyesinin Kültür Araştırma Kurulunda bir çalışma yoktur.Bu durumda- bu belgelere rağmen- bizleri üzmektedir.Çünkü:Trabzon Türkiye’nin sekiz kültür şehrinden biri olduğu devletçe resmen tescil edilmiştir. Bütün okuyucularımızın ve Trabzon yöneticilerinin dikkatlerine sunulur.Çünkü:Trabzon-muhacirlerin tabiriyle- hepimizin vatan kâbesidir.