İbret-i âlem

İbret-i âlem

İbret-i âlem

 

Osmanlıya İhanet Edenler-Türk’e düşman olanlar! 

 

Osmanlı Devleti güçlü olduğu dönemlerde sınırları içerisinde bulunan 

Mekke-Medine-Hicaz ARAP YARIMADASI bölgesine yapmış oldukları HİCAZ 

demiryolu vasıtası ile bu bölgeye gelen İngiliz ve Fransızlar bölge halkları, Arap 

aşiretleri ve bedevi ileri gelenleri ile görüşmeler yaparak onları Osmanlı 

Devletine karşı kışkırtıyorlardı.

Zaman içerisinde İngiliz ve Fransızların Arap Yarımadası üzerinde Osmanlı 

askerinin bulunmasını ve hâkimiyetinin aleyhinde faaliyetler içerisinde oldukları 

öğrenildi.

Planlamalarına göre İngiliz ve Fransızlar Arap Yarımadası üzerinde bir 

bağımsız Arap devleti kuracaklar başına da Mekke Şerifi Hüseyin’i 

getireceklerini açıkça söylüyorlar. Bu konuda ünlü İngiliz Casusu Lavrens vasıtası 

ile çalışmalarda yapıyorlardı. Durumu öğrenen Abdülhamit Han Mekke Şerifi 

Hüseyin’i İstanbul’a getirtmiş kendisine bir ev tahsis ederek ikametini sağlamış, 

çocuklarının tahsilini tüm masraflarını da üstlenmişti.

Meşrutiyetin ilanı sonrasında Abdülhamit Han Arnavut asıllı Esat Kaptani, 

Yahudi asıllı Amenuel Karasu, Ermeni asıllı Aram Aramyan, Rum asıllı Arif 

Hikmet Paşa tarafından sarayına gelinilerek Abdülhamit Han’a “Millet Seni 

Azletti” diyerek Abdülhamit Han’ı tahttan indiriyorlar.

Daha sonra Şerif Hüseyin serbest kalarak Arap Yarımadasına gidiyor 

İngiliz ve Fransızlar ile iş birliği yaparak Osmanlının Arap yarımadasından 

çıkması için birçok faaliyetlerin yapılmasına ve sonunda bir Osmanlı kalesi olan 

EÇYAT kalesinden ilk kurşunu Türk askerine bizzat sıkıyor. Filistin, Kudüs, Şam 

Bağdat, Mekke, Medine zaman içerisinde Osmanlı’nın elinden çıkıyor. 

Şerif Hüseyin Büyük Arap İmparatorluğu kurmak hayalindedir. Hicaz’a 

kendisi, Ürdün’e, Filistin’e, Irak’a oğullarını kral olarak verilmesini sağlar..

Bir süre sonra roller değişir, İngiliz ve Fransızlar Şerif Hüseyin ile ilişkilerini 

bozarak kendisini Kıbrıs Adasına sürgüne gönderirler. Arap Suudi ailesinden 

Abdul Aziz Bin Suudi ile ilişkiye geçerler. Oğullarının tamamı kısa zaman 

içerisinde kanser hastası veya halk ayaklanmaları sonucunda öldürülürler. Irak 

Kralı Oğul Faisal kanser hastalığından 35 kg. olarak bağırarak vefat eder. 

Torunu Gazi Ül Kemal Şerif Hüseyin’in (dedesinin) Osmanlı Devletine yaptığı 

ihanetleri itiraf ederek Osmanlı ile iyi geçinmek istedi fakat düz yolda aracının 

freni patlatı gerekçesi ile feci bir trafik kazası sonucu öldürüldü. Irak Kralı 2. 

Faisal Bağdat’ta halk ayaklanmasında parçalanarak öldürüldü. 

İngilizlerin ünlü casusu Lavrens emekli olup anılarını yazdığı sıralarda 

Londra’da bir motosiklet kazasında öldü. Arnavut Esat Kaptani Hasan Rıza 

paşayı öldürttü. Esat Kaptani ise Fransa’da İtalyan istihbaratı tarafından yine bir 

Arnavut genç tarafından 1919 yılında öldürüldü. 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Raif 

Denkteş anlatıyor: 

Benim çocukluk, gençlik yıllarımdı. Kral Şerif Hüseyin Kıbrıs adasında 

sürgünde yaşadığı yıllarda yanına gidiyorduk çok az Türkçe biliyordu fakat 

anlaşabiliyorduk. Uzun sohbetlerimiz oluyordu. Türk Osmanlı mehter marşlarını 

dinliyordu. Başına İngilizlerin ve Fransızların getirmiş olduğu felaketleri, 

oğullarının öldürülmelerini ve Osmanlı Devleti’ne yapmış oldukları ihanetleri 

anlatıyor sonunda yanlış yaptıklarını söylüyor ve ağlıyordu. Sefalet içerisinde 

öldü.

İntepentenza Tankeri ve Romanya:

1878 yılında Romanya Osmanlı Devletinden ayrılarak bağımsızlığını ilan 

etti. Bağımsızlığının anısına Dünyanın en büyük petrol tankerini yaptırarak adını 

BAĞIMSIZLIK yani İNTEPENTENZA ismini verdiler.

Romanya Devleti bu petrol gemisi yıllarca Romanya petrolünü başka 

devletlere sevk yapıyordu. 100 yıl sonra 1978 yılında bir gece yarısı İstanbul 

ilinde bugünkü Haydarpaşa açıklarında, tam olarak Selimiye Kışlası’nın önünde 

büyük bir patlama oldu. Bu patlama ile Haydarpaşa, Üsküdar, Kadıköy 

bölgesinde tüm evlerin, işyerlerinin ve araçların camları kırıldı. Dünyanın en 

büyük deniz faciası yangını meydana geldi. Patlayan İNTEPENTENZA tankeri idi. 

Bu yangın tüm söndürme faaliyetlerine rağmen tam 2 ay devam etti. Dünyanın 

yangın söndürme teknolojisi veya imkânları yetersiz kaldı. 30 civarında gemi 

mürettebatı yanarak vefat etti. Geminin kalıntısı halen Haydarpaşa liman 

önünde denize gömülü olarak duruyor.

Suriye Hafız Esat ve PKK

Tarihi süreç içerisinde 150 yıldır Osmanlı Devleti, Türkiye, Irak, Suriye ve 

İran üçgeninde Kürtçülük faaliyetleri vardır. Bu faaliyetlerin şakilik, eşkıyalık, 

kaçakçılık, soygunlar olarak zaman zaman ortaya çıktığı bilinir. Tarih içerisinde 

birçok Kürtçülük faaliyetleri olmuş hepsi de başarısızlık ile sonuçlandırılmıştı. 

1980 yılı öncesinde Türkiye genelinde Kürtçülük faaliyetleri çerçevesinde 

PKK terör örgütü ortaya cıkmış birçok insanımızın canlarına mallarına mal olan 

terörizmim faaliyetleri yapmışlardı.

Türkiye’de 1980 Askeri ihtilalı oldu ve PKK terör örgütünün lideri bir kısım 

örgüt mensubu ile Suriye’ye kaçarak zamanın Suriye Cumhurbaşkanı Hafız 

Esat’a sığındı. Bugünkü Suriye devlet başkanı göz doktoru Beşar Esat’ın babası 

olan Hafız Esat PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ve militanlarını Şam 

vilayetine 30 Km. mesafedeki BEKAA vadisindeki araziye yerleştirir daha sonraki 

yıllarda 4.000 militanını barındıracak eğitim kamplarını yapar, teçhizat ve silah 

verir ve Türkiye’ye girip çıkarak eylemler yapmasına Türkiye’nin ve Dünyanın, 

BM’nin tüm itirazlarına rağmen izin verir.

Suriye devleti topraklarında Hafız Esat tarafından kurulan, finans edilen 

PKK terör örgütünün Türkiye Devletine verdiği zararlar 75.000 insan can ve mal 

kayıpları Hafız Esat’ın Türk Milletine Şerif Hüseyin gibi sergilediği tarihi 

düşmanlığı sergilemiş ve bugün Suriye Devleti’nin gelmiş olduğu durum çok 

manidar, 

Türk’e düşman olmanın faturasını ödüyorlar dersek ne dersiniz!.

İbret-i alem Hakimiyet gazetesi-Beşikdüzü-Trabzon